techetech.net

Fikir Değirmeni

Çocuk Olmak

Yazan salocan Tarih 14 Haziran 2007

Bilmem yetiştiniz sokakta misket oynanılan döneme? Ben yaşım itibariyle yetiştim, oynadım.Atari salonu döneminin sonuna yetiştim fakat aslen ben de pek çoğu gibi internet kafe çocuğuyum. Ama bütün bunlar hayatımıza girmeden önce de güzel olan şeyler vardı. Misket oynamak gibi, saklambaç oynamak gibi hatta hâlâ daha anlam veremediğim oyun “simit” gibi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım. Önce yere küçük bir daire çizilir. Burası kaledir. Ebe olan arkadaş bu dairenin içinden dışarı “simiiiiiit” diye bağırarak çıkar. Bu bağırma önemlidir zira o arkadaşın nefesi kesildiği an sağlam bir dayak yiyecektir. Çocukluk dönemindeki “içinizdeki şiddet” birden bu oyunla ortaya çıkıverir. Arkadaş her ne kadar Bülent Ersoy nefesli olursa olsun illa ki o “simiiiit” sona erecektir, dayağı yiyecektir. Kurallar icabı nefesi kesilmeden kalesine dönmesi gerekmektedir. Oyundaki amaç ebe olan arkadaşın diğer çocuklardan birini yakalayıp onu ebe yapmasıdır. Bu arada yakalanan çocuk da hızla kaleye kaçar çünkü yakalandığı an ebe üzerindeki dayak korkusu bu arkadaşa yani yeni ebeye geçmiştir. Velhâsıl yeni ebe kalesine geçer ve “simiiiiiit” diye bağırmaya başlar.Simit oyunun daha zor olan versiyonunda (simit v 2.0 SE :) ) ebe hem simit diye bağırır hem de tek ayak üstünde adam yakalamaya çalışır ki işkencedir.Sesi kesilirse veya diğer ayağı yere deyerse ebe yine şiddete maruz kalacaktır. Burada ebe olmak potansiyel dayak yeme mânâsına gelir çünkü ebe öyle kolay kolay değişmez. Evet çocukluğumuzda neden böyle aşırı şiddet içeren oyunlar oynadığımızı hâlâ anlamış değilim. Güzel güzel saklambaç oynamak, alman kale, dokuz aylık oynamak varken nedir bu şiddet bu celal. Bakmayın siz güzel güzel dediğime mutlaka her saklambaç kavgayla biterdi, bir muzur hile yapardı illaki. Top oynamak mı? Sormayın gitsin. En az sektiren kaleye geçerdi ondan sonra dokuz aylık oynanırdı. Biraz daha büyüyünce iş Alman Kale’ye dönmüştü çünkü 9 aylık çocuk oyunuydu resmen. Gol atan kaleye, çift kale maç, Japon Kale (valla vardı öyle bir oyun, bir sahada 4 adet kale olur herkes birbirine rastgele gol atar, kaleden ayrılmak yasaktır.) oynadığımız diğer oyunlardı.

Bizim zamanımızda oyun oynamak denince akla sokağa çıkmak, üstünü başını kirletmek gelirdi. Şimdiki çocukların aklına oyun oynamak denince counter strike, call of duty ya da need for speed geliyor. Evet zaman gittikçe değişiyor, oyun kültürü de. Bu değişimin neticelerini değerlendirmek gerekirse, kötüye gidiyoruz… En azından kendi açımdan. Bilgisayar başına çöreklenmiş, havasız internet kafe ortamlarında yetişen obez nesiller yetiştiriyoruz. Burada ebeveynlere ciddi sorumluluk düşüyor. Evet çocuklarınız bilgisayarı, elektroniği, interneti , yeni teknolojiyi öğrensinler. Ama esiri olmasınlar. Bırakın günün 2 saati de dışarı çıksınlar, hava alsınlar, hareket etsinler. Hani bir reklam filminde slogan var ya, “kirlenmek güzeldir”.Sevgiyle kalın…



Yorum Yapın