<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>techetech.net</title>
	<atom:link href="http://techetech.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://techetech.net</link>
	<description>Fikir Değirmeni</description>
	<pubDate>Sat, 21 Jun 2008 09:58:39 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Ayıkla pirincin taşını!</title>
		<link>http://techetech.net/bir-deste-nukte/ayikla-pirincin-tasini/</link>
		<comments>http://techetech.net/bir-deste-nukte/ayikla-pirincin-tasini/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2007 18:43:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>producer</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bir Deste Nükte]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/bir-deste-nukte/ayikla-pirincin-tasini/</guid>
		<description><![CDATA[AŞAGIDA ANLATILAN BU OLAY RESMİ KAYITLARDAN ALINMIŞTIR
Saygıdeğer Savcı Bey..
Saygılarımla size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek istiyorum,Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz.. Şu günlerde askerliğe çağrılacağım.
Yaşım 24 ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı var ,
25 yasında.
Babam ise bu bahsetmiş olduğum üvey kızım ile evlendi. Böylelikle Babam, karımın kızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AŞAGIDA ANLATILAN BU OLAY RESMİ KAYITLARDAN ALINMIŞTIR</p>
<p>Saygıdeğer Savcı Bey..</p>
<p>Saygılarımla size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek istiyorum,Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz.. Şu günlerde askerliğe çağrılacağım.</p>
<p>Yaşım 24 ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı var ,<br />
25 yasında.<span id="more-77"></span></p>
<p>Babam ise bu bahsetmiş olduğum üvey kızım ile evlendi. Böylelikle Babam, karımın kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu. Bunun üzerine kızım da üvey annem olmuş oldu babamla evlendiği için.. Hanımımın ve benim geçen sene bir oğlumuz oldu. Oğlum hanımımın kızının erkek kardeşi oldu, ayni zamanda Babamın da eniştesi. Birde üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu. Anlayacağınız benim oğlum benim dayım oldu.. Babamın eşi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. O babamın oğlu olduğu için benimde erkek kardeşim, vede kızımın oğlu olduğu için de torunum. Yani ben torunumun erkek kardeşiyim. Ayrıca bir Annenin evladının babası eşi olduğuna göre bende Eşimin Kızının babasıyım vede kızımın erkek çocuğunun erkek kardeşiyim. Kısacası kendimin büyükbabasıyım..Sayın Savcı bey sizden ricam beni askerlik görevimden azletmenizdir, Sizde biliyorsunuz ki kanunlarımızda Baba, Oğul ve Torun ayni zaman-da askerlik yapamazlar..<br />
Saygılarımla.. Not: Psikolojik rahatsızlıklardan (!) ve Ailedeki dengesizliklerden dolayı bu genç adam askerlikten men edilmiştir. (Dosyasına bu şekilde işlenmiş.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/bir-deste-nukte/ayikla-pirincin-tasini/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>NTVMSNBC&#8217;nin yeni ürünü Sipru nedir?</title>
		<link>http://techetech.net/internet/ntvmsnbcnin-yeni-urunu-sipru-nedir/</link>
		<comments>http://techetech.net/internet/ntvmsnbcnin-yeni-urunu-sipru-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Sep 2007 08:02:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berceste</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/bilgisayar/ntvmsnbcnin-yeni-urunu-sipru-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[NTVMSNBC tarafından geliştirilen Sipru, Internet televizyonu olarak da anılıyor. Şu anda içerisinde 8 TV ve 11 Radyo kanalı barındırıyor.
Sidebar şekilinde de kullanılabilen Sipru içerisinde TV izler veya Radyo dinlerken arkadaşlarınızala anlık mesajlaşabiliyor, haber bantı ile seçtiğiniz başlıktaki haberleri takip edebiliyor, izleyicelerin yayın ile ilgili görüşlerini görebiliyor ve oylayabiliyorsunuz.

Sistem Gereksinimleri

Windows 2000 ve üzeri işletim sistemi,
256 Mb RAM,
Ekran Kartı,
DirectX [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="width: 235px; height: 282px;" src="http://www.ntvmsnbc.com/sipru/images/player.jpg" alt="" width="235" height="282" align="left" />NTVMSNBC tarafından geliştirilen Sipru, Internet televizyonu olarak da anılıyor. Şu anda içerisinde 8 TV ve 11 Radyo kanalı barındırıyor.</p>
<p>Sidebar şekilinde de kullanılabilen Sipru içerisinde TV izler veya Radyo dinlerken arkadaşlarınızala anlık mesajlaşabiliyor, haber bantı ile seçtiğiniz başlıktaki haberleri takip edebiliyor, izleyicelerin yayın ile ilgili görüşlerini görebiliyor ve oylayabiliyorsunuz.</p>
<p><span id="more-76"></span></p>
<p><strong>Sistem Gereksinimleri<br />
</strong><br />
Windows 2000 ve üzeri işletim sistemi,<br />
256 Mb RAM,<br />
Ekran Kartı,<br />
DirectX 9 ve üzeri,<br />
20 Mb hafıza alanı</p>
<p><strong>Küçük bir hatırlatma: </strong>Program 5060 - 6060 portlarını kullanarak çalışıyor eğer windows güvenlik duvarı veya başka bir firewall yazılımı kullanıyorsanız bu portlara izin vermeniz programın sıhhatli çalışması açısından faydalı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/internet/ntvmsnbcnin-yeni-urunu-sipru-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar Adı Değiştirme</title>
		<link>http://techetech.net/bilgisayar/bilgisayar-adi-degistirme/</link>
		<comments>http://techetech.net/bilgisayar/bilgisayar-adi-degistirme/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Sep 2007 07:44:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berceste</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/biliyor-muydunuz/bilgisayar-adi-degistirme/</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayarınızı kurdunuz. İşletim sistemini yüklediniz ve yüklemenin sonlarına doğru sizden adınızı ve firma bilgilerinizi isteyen iki kutucuk çıktı. Bu sizin Windows üzerine registration unuz demektir. Bir bakıma ve bundan sonra kuracağınız programlar da örneğin Microsoft Office bu isim ve firma ile kayıt edilecektir. Siz burada bir yanlışlık yaptınız (bir yazım hatası olabilir) veya bilgisayarınızı artık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayarınızı kurdunuz. İşletim sistemini yüklediniz ve yüklemenin sonlarına doğru sizden adınızı ve firma bilgilerinizi isteyen iki kutucuk çıktı. Bu sizin Windows üzerine registration unuz demektir. Bir bakıma ve bundan sonra kuracağınız programlar da örneğin Microsoft Office bu isim ve firma ile kayıt edilecektir. Siz burada bir yanlışlık yaptınız (bir yazım hatası olabilir) veya bilgisayarınızı artık siz değil başkası kullanacak ise&#8230;<span id="more-75"></span></p>
<p>Bunu değiştirmeniz mümkün.</p>
<p align="left"><strong>Şöyle oluyor ki;<br />
</strong><br />
Başlat &gt; Çalıştır &gt; regedit yazarak açıyoruz. &#8220;HKEY_LOCAL_MACHINE/SOFTWARE/Microsoft/Windows NT/CurrentVersion&#8221; anahtarı altındaki &#8220;RegisteredOrganization&#8221; firma adı için, &#8220;RegisteredOvner&#8221; kullanıcı ismi için geçerlidir. Bunları çift tıklayarak değiştirebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/bilgisayar/bilgisayar-adi-degistirme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Web Nedir?</title>
		<link>http://techetech.net/internet/web-nedir/</link>
		<comments>http://techetech.net/internet/web-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 05 Sep 2007 07:39:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>salocan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/bilgisayar/web-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Çok uzun değil 89 un sonu 90 lı yılların başında dünya web kavramıyla tanışır. Birbirine bağlı binlerce yerel ağdan oluşan internet kavramına www isimli yeni bir servis eklenmiştir. Elbette www in evlerimize girmesi bu zamandan yaklaşık 7-8 yıl sonraya tekabül eder. (En azından kendi açımdan). www in açılımı World Wide Web Türkçesi de Dünya Çapında Ağ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img style="width: 150px; height: 150px;" src="http://i201.photobucket.com/albums/aa216/salcoan/web.jpg" alt="" width="150" height="150" align="left" />Çok uzun değil 89 un sonu 90 lı yılların başında dünya <strong>web</strong> kavramıyla tanışır. Birbirine bağlı binlerce yerel ağdan oluşan internet kavramına <strong>www</strong> isimli yeni bir servis eklenmiştir. Elbette <strong>www</strong> in evlerimize girmesi bu zamandan yaklaşık 7-8 yıl sonraya tekabül eder. (En azından kendi açımdan). www in açılımı World Wide Web Türkçesi de Dünya Çapında Ağ dır.</p>
<p><span id="more-74"></span></p>
<p>Web Projesi bilgisayar programcısı olan  <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Tim_Berners-Lee" title="Tim Berners-Lee"  onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">Tim Berners-Lee</a>&#8216;nin <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/HTML" title="HTML"  onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">HTML</a> adlı programlama dilini geliştirmesiyle olmuştur. Buna göre zaten uluslararası ağa bağlı olan yüzlerce bilgisayar birbiriyle görüşebiliyordu. Web projesinde ağa bağlı olan makineler bilgiyi sunan makineye ilgili yoldan ulaşabilecek ve kendi yetkileri çerçevesinde bilgiyi sağlayabilecekti.  İnternet Anayasası diyebileceğimiz RFC bununla ilgili 65500 porttan 80 nolu portu <strong>www</strong> için ayırdı. Buna göre <strong>html</strong> diliyle yazılmış bilgisayar programları bir sunucu üzerinde <strong>80</strong> portundan yayın yapacak şekilde ayarlandığında, o bilgisayara ulaşma yetkisi verilmiş herkes sınırsız şekilde bilgiye ulaşabilecekti.</p>
<p>İstemci sunucu olan makinadan TCP/IP yi kullanarak <strong>http</strong> ile yazılmış sayfayı ister. Açılımı <strong>hypertext transfer protokol</strong> olsa da data resim ve görüntü de olabilir. Sunucu istemcinin istediği sayfayı yine TCP/IP vasıtasıyla geri gönderir.</p>
<p><strong>URL - Universal Resource Locator<br />
</strong>URL (evrensel kaynak belirteci) web üzerinde ulaşılmak istenen bilginin tam yerini ifade eder. Formatı şu şekildedir. erişim-yöntemi://sunucu-ismi[: port] - <a href="http://www.techetech.net/"  onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">http://www.techetech.net:80</a><br />
<strong>HTTP</strong> erişim yöntemini ifade eder. Aynı şekilde dosya transferi amacıyla kullanılan erişim yöntemi <strong>FTP </strong>dir. Sunucu ismi domain yapısı içinde tartışılacak uzun bir konudur. En basitinden sunucu adı bir IP adresidir. (Fakat milyonlarca IP adresinin akılda tutulması çok zor oalcağından <strong>DNS</strong> yapısı geliştirilmiştir.)En sonundaki port kısmında 80 yazmaya ihtiyaç yoktur. Neden? Çünkü günümüzde kullanılan bütün web tarayıcıları varsayılan erişim yöntemi olarak HTTP yine varsayılan port olarak da 80 nolu portu kullanır. Ola ki özel bir proje için bir web sunucusu kurdunuz ve 90 nolu porttan yayın yapmaya başladınız. Arkdaşlarınız tarayıcılarında web sitenizin adını yazdıktan sonra <em>:90 </em>şeklinde port numarasını belirtmek zorundadırlar. Çünkü bağlandıkları tarayıcı varsayılan ayarlarında 80 nolu port üzerinden bağlantı kurmaya çalışmaktadır. Aynı web tarayıcılarımız erişim yöntemi olarak FTP yazdığımızda port numarasını otomatik olarak <em>21 </em>yapacak kadar zeki programlanmışlardır <img src='http://techetech.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Yine standart dışı özel bir proje için örneğin 5555 nolu porttan FTP yayını yapacaksanız erişirken sunucu adından sonra <em>:5555</em> port numarasını belirtmek zorundasınız.</p>
<p><strong>İstemciler de HTTP Erişimi Esnasında 80 Portunu mu Kullanır?</strong><br />
Hayır. İstemci o esnada TCP/IP den herhangi bir boş portu kullanarak iletişime geçer. Port numarası sadece yayını yapan bilgisayar için yani sunucu için geçerlidir.</p>
<p><strong>Index Sayfası<br />
</strong>Sunucudan veri talep ettiğinizde varsayılan olarak herhangi bir belge adı yazmadan karşınıza çıkan sayfadır. Genelde <strong>index.htm</strong> ya da <strong>default.htm</strong> şeklinde olur. Bir web sitesine girmeye çalışıp da <strong>404-sayfa bulunamadı </strong>hatasıyla karşılaşırsanız belge adı olarak varsayılan sayfalardan birini yazıp tekrar deneyebilirsiniz. Eğer hâlâ ulaşamıyorsanız web sunucusu temelli veya geçici bir süre kapanmış olabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/internet/web-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Keyloggler Nedir? Kurtulma Yöntemi</title>
		<link>http://techetech.net/internet/keyloggler-nedir-kurtulma-yontemi/</link>
		<comments>http://techetech.net/internet/keyloggler-nedir-kurtulma-yontemi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2007 22:02:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berceste</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/biliyor-muydunuz/keyloggler-nedir-kurtulma-yontemi/</guid>
		<description><![CDATA[Keylogger son derece tehlikeli küçük yazılımcıklardır. Bu yazılımlar tamamen bilgi toplama hedefi ile üretilmekte. Bilhassa önem verdikleri şey işe şifre toplamaktır.
Bulaşma Yöntemleri ve Çalışma Yapısı
MSN üzerinden bir arkadaşınızla konuşurken, size gelen bir mail veya internetten indirdiğiniz bir Crack dosyasının içinden. Bir çok yerden bulaşabilir. Makinanıza bulaştıksan sonra gizlenir. Windows&#8217;un sistem dosyasıymış gibi davranarak bir çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Keylogger son derece tehlikeli küçük yazılımcıklardır. Bu yazılımlar tamamen bilgi toplama hedefi ile üretilmekte. Bilhassa önem verdikleri şey işe şifre toplamaktır.</p>
<p><strong>Bulaşma Yöntemleri ve Çalışma Yapısı<br />
</strong>MSN üzerinden bir arkadaşınızla konuşurken, size gelen bir mail veya internetten indirdiğiniz bir Crack dosyasının içinden. Bir çok yerden bulaşabilir. Makinanıza bulaştıksan sonra gizlenir. Windows&#8217;un sistem dosyasıymış gibi davranarak bir çok virus ve spyware yazılımı atlatarak arka planda gizli olarak hayatını idame ettirir.</p>
<p><strong>Keyloggler Türleri<br />
</strong>Keyloggerlar iki türdür. <span id="more-73"></span></p>
<p>Birincisi bilgisayar üzerinde klavye ile yazılan herşeyi hafızasına alır ve düzenli bir biçimde kayıt tutar. Örneğin kayıt dosyasını incelerseniz</p>
<p>1.www.garanti.com.tr<br />
2.17878471<br />
3.gg78es7e<br />
4.123456</p>
<p>bu şekilde bir sıralama gidiyorsa hemen garanti.com.tr girince bunun sırrını çözebilirsiniz. Yani adam önce garanti.com.tr yazmış internet explorer&#8217;a daha sonra kullanıcı kodunu tuşalmış klavyeden akabinde parola ve şifre bu sıra ile anlaşılabiliyor ne yaptığı.</p>
<p>İkinci yöntem ise sadece Password kutucuklarına yazılan yani bir yere şifre girerken ****** şeklinde gördüğünüz kutucukların içine yazılanları hafızasında tutar. Bu yöntem ilede şifreleri toplamak mümkün.</p>
<p><strong>Temizleme Yolları<br />
</strong>Öncelikle sağlam, güvendiğiniz bir virus ve spyware programı edinmek. Bu programları güncelleştirmelerini (update) düzegün bir şekilde yapıldığından emin olmak ve akabinde tercihen Güvenli Kip&#8217;te bilgisayarınızı tamamen bir taramadan geçirmek. <strong>(Bilgisayar açılışı esnasında &#8220;F8&#8243; fonkisyon tuşuna arka arkaya basarak açılan menüden Güvenli Kip (Safe Mod) çeilerek açılabilir.)</strong></p>
<p><strong>Kurtulma Yolları<br />
</strong>Bilgisayarınızda Keylogger olduğundan süpheleniyorsunuz veya olup olmadığını her zaman anlamanız mümkün olmayabilir ve temizlemeyi başaramıyacağınız kanaatindeyseniz. Size çok güel bir önerimiz var. <em><a href="http://www.myplanetsoft.com/free/mouse-only-keyboard.php"  target="_blank" onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">http://www.myplanetsoft.com/free/mouse-only-keyboard.php</a></em> adresinden indireceğiniz Mouse Only Keyboard adlı ücretsiz yazılım ile bunu başarabilirsiniz. Bu programı indirdikten sonra açıyorsunuz parolanızı mouse ile bire bire tuşluyorusunuz Copy&#8217;e tıklayarak panoya alıyorsunuz. Eğer parolanız özel karakterler içeriyorsa özel seçim listesine eklenebilir.  Tam parola sorulan yerde &lt;CTRL+V&gt; tuş kombinasyonunu kullanarak parolanızı yapıştırıyorsunuz ve böylelikle keyloggerlar sizin farkınıza varmıyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/internet/keyloggler-nedir-kurtulma-yontemi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aygıtların Çevirimiçi Aranmasını Durdurun</title>
		<link>http://techetech.net/bilgisayar/aygitlarin-cevirimici-aranmasini-durdurun/</link>
		<comments>http://techetech.net/bilgisayar/aygitlarin-cevirimici-aranmasini-durdurun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2007 08:11:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berceste</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bilgisayar]]></category>

		<category><![CDATA[Biliyor muydunuz?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/bilgisayar/aygitlarin-cevirimici-aranmasini-durdurun/</guid>
		<description><![CDATA[Windows XP kullanmaktasınız. Tabii Service Pack 2&#8242;yi de kurdunuz. Yeni bir aygıt eklediniz yahut eklenmiş fakat tanıtılmamış bir aygıtınız var. Windows burada size otomatik olarak çevirim içi bu sürücüleri arama imkanı tanıyor ve hatta buna zorluyor.  Ancak bu arama büyük bir oranda başarısızlıkla sonuçlanıyor. Sonuç zaman kaybı.
Yeni bir donanım aldığınızda zaten sürücüsü içinde CD veya Disket şeklinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Windows XP kullanmaktasınız. Tabii Service Pack 2&#8242;yi de kurdunuz. Yeni bir aygıt eklediniz yahut eklenmiş fakat tanıtılmamış bir aygıtınız var. Windows burada size otomatik olarak çevirim içi bu sürücüleri arama imkanı tanıyor ve hatta buna zorluyor. <img src='http://techetech.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Ancak bu arama büyük bir oranda başarısızlıkla sonuçlanıyor. Sonuç zaman kaybı.</p>
<p>Yeni bir donanım aldığınızda zaten sürücüsü içinde CD veya Disket şeklinde bulunuyor hatta ürün üretiminden sonra çıkan driverlarını bile küçük bir google araması ile binlerce sayfadan ulaşabiliyorsunuz.</p>
<p>Windows Çevirimiçi aramayı devre dışı bırakma konusunda çaresiz değilsiniz.<span id="more-72"></span></p>
<p>Öncelikle Başlat &gt; Çalıştır&#8217;ı tıklıyoruz açılan pencereye &#8220;Regedit&#8221; yazıp enter diyoruz.</p>
<p>Karşımıza Windows Kayıt Defteri Düzenleyicisi çıkıyor ve burada</p>
<p><span style="font-family: Tahoma;"><strong>KEY_CURRENT_USERSoftwarePoliciesMicrosoftWindowsDriverSearching</strong></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;">bu anahtarı bulup sağdaki alandan tıklıyoruz. Düzen &gt; Yeni &gt; DWORD Değeri ile <strong>DontPromptForWindowsUpdate </strong>adını taşıyan bir DUMP oluşturuyoruz. Daha sonra bu değeri tıklıyoruz ve verisini 1 olarak değiştiriyoruz. </span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma;">İkinci bir değer ekleyerek aramayı tamamiyle devre dışı bırakabiliyoruz. <strong>Bunu için DontSearcWindowsUpdate </strong>adında bir DWORD değeri daha oluşturup onunda Değer verisini 1 olarak değiştiriyoruz. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/bilgisayar/aygitlarin-cevirimici-aranmasini-durdurun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>32 GB SD-Card</title>
		<link>http://techetech.net/teknoloji/32-gb-sd-card/</link>
		<comments>http://techetech.net/teknoloji/32-gb-sd-card/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2007 06:20:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>salocan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/teknoloji/32-gb-sd-card/</guid>
		<description><![CDATA[Japon Toshiba firması 16 ve 32 Gb lık yüksek kapasiteli SD (SDHC) hafıza kartlarını piyasaya sunacağını açıkladı. Özellikle fotoğraf makinalarının çekim çözünürlüklerinin artmasıyla TIFF formatı gibi profesyonel çekimlerde dosyanın olağandışı boyutlara ulaşması, hafıza ürünleri üreten büyük firmaları harekete geçirdi. Japon teknoloji devlerinden Toshiba firması 16 ve 32 Gb lık SD hafıza kartlarını piayasaya süreceğini duyurdu. 16 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://i201.photobucket.com/albums/aa216/salcoan/toshiba.jpg" alt="" align="left" />Japon Toshiba firması 16 ve 32 Gb lık yüksek kapasiteli SD (SDHC) hafıza kartlarını piyasaya sunacağını açıkladı. Özellikle fotoğraf makinalarının çekim çözünürlüklerinin artmasıyla TIFF formatı gibi profesyonel çekimlerde dosyanın olağandışı boyutlara ulaşması, hafıza ürünleri üreten büyük firmaları harekete geçirdi. Japon teknoloji devlerinden Toshiba firması 16 ve 32 Gb lık SD hafıza kartlarını piayasaya süreceğini duyurdu. <span id="more-71"></span>16 Gb lık yüksek kapasiteli SD kart (SDHC) ın dağıtımına önümüzdeki haftadan itibaren başlanacak. 32 GB lık kartın ise 2008 yılında piyasaya sürüleceği söylendi. Ayrıca micro SD alanında da yüksek kapasiteli 8 GB lık kartın piyasada olacağı söylendi. 16 GB lık kartın Amerika&#8217;daki fiyatı 350 $, 32 GB lık versiyonun da iki katı olması planlandı. Firmanın 8 GB lık mikro SD kart için öngördüğü fiyat da 175 $. Tabi fiyatlar ABD de böyle olursa ülkemizde de yüzde 40-50 daha pahalı olmasını bekliyoruz. Daha birkaç yıl önce 32 MB lık SD Card kullanırken şimdi 32 GB lık kartların piyasada olacağını bilmek heyecan verici.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/teknoloji/32-gb-sd-card/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Alternatif Erişim Kanalı WordPrexy.com</title>
		<link>http://techetech.net/biliyor-muydunuz/wordpresscom-alternatif-erisim-kanali-wordprexycom/</link>
		<comments>http://techetech.net/biliyor-muydunuz/wordpresscom-alternatif-erisim-kanali-wordprexycom/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Sep 2007 15:10:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berceste</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biliyor muydunuz?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/netten-bulduklarim/wordpresscom-alternatif-erisim-kanali-wordprexycom/</guid>
		<description><![CDATA[Sitemiz yazarlarından salocan&#8216;ın yazdığı ve aynı günde 500&#8242;ün üzerinde okunma alan başlığı (&#8221;Wordpress’e Erişim Neden Engellendi?&#8220;) sorusuna yeni bir çözüm getirildi. wordpress-tr.com&#8216;da yayınlanan bir ipucu hepimizi sevindirdi. Wordpress.com&#8217;a erişmek isteyen fakat DNS ayarları ile uğraşmak istemeyip proxy kullananlar için güzel bir çözümü var haberiydi bu. WordPrexy.com, WordPress.com&#8217;un bir yansısı gibi davranarak bütün içeriğe ulaşmanızı sağlıyor. tr.wordpress.com [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sitemiz yazarlarından <strong><a href="http://techetech.net/author/salocan/"  onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">salocan</a></strong>&#8216;ın yazdığı ve aynı günde 500&#8242;ün üzerinde okunma alan başlığı <strong>(&#8221;</strong><a href="http://techetech.net/biliyor-muydunuz/wordpress-e-erisim-neden-engellendi/" title="Permanent Link to Wordpress’e Erişim Neden Engellendi?" rel="bookmark"  onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);"><strong>Wordpress’e Erişim Neden Engellendi?</strong></a><strong>&#8220;)</strong> sorusuna yeni bir çözüm getirildi. <a href="http://www.wordpress-tr.com"  target="_blank" onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);"><strong>wordpress-tr.com</strong></a>&#8216;da yayınlanan bir ipucu hepimizi sevindirdi. Wordpress.com&#8217;a erişmek isteyen fakat DNS ayarları ile uğraşmak istemeyip proxy kullananlar için güzel bir çözümü var haberiydi bu. <a href="http://www.wordprexy.com"  target="_blank" onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);"><strong>WordPrexy.com</strong></a><strong>,</strong> WordPress.com&#8217;un bir yansısı gibi davranarak bütün içeriğe ulaşmanızı sağlıyor. <strong>tr.wordpress.com</strong> gibi sub-domainler, adres çubuğundaki diğer şeyler değişmeden sadece wordpress.com’u wordprexy.com yaparak istediğiniz adrese girebilirsiniz.</p>
<p>Öncelikle <a href="http://www.wordprexy.com"  onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">WordPress</a>&#8216;e bizi wordpressiz bırakmadığı için, akabinde <a href="http://www.wordpress-tr.com"  onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">wordpress-tr</a>&#8216;ye bize bu haberi ilettiği için teşekkür ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/biliyor-muydunuz/wordpresscom-alternatif-erisim-kanali-wordprexycom/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bunları Biliyor muydunuz?</title>
		<link>http://techetech.net/biliyor-muydunuz/bunlari-biliyor-muydunuz/</link>
		<comments>http://techetech.net/biliyor-muydunuz/bunlari-biliyor-muydunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Aug 2007 13:57:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berceste</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biliyor muydunuz?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/biliyor-muydunuz/bunlari-biliyor-muydunuz/</guid>
		<description><![CDATA[1 Nisan şakasının kökeni nedir?
1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce
Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX
Charles&#8217;in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine
devam ettiler.1 Nisan&#8217;da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak
nitelendirdiler.1 Nisan&#8217;a bütün aptalların günü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1 Nisan şakasının kökeni nedir?</strong></p>
<p>1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce<br />
Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX<br />
Charles&#8217;in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine<br />
devam ettiler.1 Nisan&#8217;da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak<br />
nitelendirdiler.1 Nisan&#8217;a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz<br />
hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar<br />
sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin<br />
parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıl dı.<span id="more-69"></span></p>
<p><strong>İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar?</strong></p>
<p>Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin<br />
amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle<br />
tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin<br />
eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona<br />
zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için<br />
kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi.<br />
Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için<br />
kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.</p>
<p><strong>Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler?</strong></p>
<p>Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde<br />
yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı.<br />
Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki<br />
elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken<br />
çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç<br />
sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar<br />
fildişinden ve kemikten yapılırdı.</p>
<p><strong>Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir?</strong></p>
<p>Bu şarkı&#8221;Happy birthday to you&#8221; dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika&#8217;lı iki kız kardeşe aittir.<br />
Orijinal adı &#8221; Good Morning to All&#8221; yani &#8221; hepinize günaydın&#8221;dır. Daha<br />
sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere<br />
aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır.</p>
<p><strong>Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor?</strong></p>
<p>Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer<br />
veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır.<br />
Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Mezara niçin çiçek konulur?</strong></p>
<p>İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon&#8217;nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının<br />
çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar<br />
mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme,<br />
kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan<br />
kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın<br />
yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah<br />
giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.</p>
<p><strong>Satrançta şah niçin o kadar pasiftir?</strong></p>
<p>Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden<br />
bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri<br />
geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe&#8217;nin<br />
Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından<br />
oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.</p>
<p><strong>İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur?</strong></p>
<p>Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk<br />
insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki<br />
kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.</p>
<p><strong>Akıl ile zeka arasında fark nedir?</strong></p>
<p>Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.</p>
<p><strong>Dolunay insan davranışlarını etkiler mi?</strong></p>
<p>İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay&#8217;ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay&#8217;ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi.  Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş&#8217;in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.</p>
<p><strong>Niçin gözyaşı dökeriz?</strong></p>
<p>Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin&#8217;dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.</p>
<p><strong>Üç yaşından daha önce olanları için hatırlamıyoruz? </strong></p>
<p>Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.</p>
<p>Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir?</p>
<p>Eğerköşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez.  İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.</p>
<p><strong>Develerin hörgüçlerinde ne var?</strong></p>
<p>Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.</p>
<p><strong>Çinlilerin gözleri niçin çekiktir?</strong></p>
<p>Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya&#8217;da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.</p>
<p><strong>Ateş böceği nasıl ışık saçıyor?</strong></p>
<p>Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı &#8220;Soğuk Işık&#8221;tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğinışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir</p>
<p><strong>Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?</strong></p>
<p>Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.</p>
<p><strong>İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?</strong></p>
<p>Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.</p>
<p><strong>Bir hafta niçin 7 gündür?</strong></p>
<p>Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen<br />
beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti.  Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.</p>
<p><strong>Niçin otellerin kapıları döner kapıdır?</strong></p>
<p>Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.</p>
<p><strong>İmdat çağrısı S.O.S &#8216;in anlamı nedir?</strong></p>
<p>Çok kişi &#8220;Save our Ship&#8221; gemimizi kurtar; &#8220;Save our Soul&#8221; ruhumuzu kurtar; &#8220;Stop Other Signals&#8221; diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi.</p>
<p><strong>Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur?</strong></p>
<p>Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.</p>
<p><strong>Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?</strong></p>
<p>Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3bin metreye çıkınca  hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı&#8217;nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.</p>
<p><strong>Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?</strong></p>
<p>Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır.</p>
<p><strong>Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?</strong></p>
<p>Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok<br />
horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu<br />
da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler<br />
ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün<br />
doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır</p>
<p><strong>Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor?</strong></p>
<p>Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya<br />
karşı çok hassastır. Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden  etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını toprağa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler başlar.</p>
<p><strong>Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor?</strong></p>
<p>Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki<br />
genellikle bir cam şişedir.İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.</p>
<p><strong>Kuşlar nasıl konuşabiliyor?</strong></p>
<p>Her insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinn dibinde, karın boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında ses taklit yeteneği vardır. Doğayla içiçe yaşarken diğer kuşların seslerini<br />
taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar.</p>
<p><strong>Kediler balık ve sütü niçin severler?</strong></p>
<p>Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava şartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Evkedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır&#8217;da Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar kedilerifare avcıları olduğu için evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu Asya&#8217;da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak yaşamaktadır. Patileriile balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır&#8217;da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.</p>
<p><strong>Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar?</strong></p>
<p>Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.</p>
<p>Kaynak: Anonim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/biliyor-muydunuz/bunlari-biliyor-muydunuz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>How Navigation Works?</title>
		<link>http://techetech.net/english/how-navigation-works/</link>
		<comments>http://techetech.net/english/how-navigation-works/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Aug 2007 11:28:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>salocan</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[English]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://techetech.net/techetech-english/how-navigation-works/</guid>
		<description><![CDATA[
I designed an exhibition stall for a customer.He is working for a company which produces navigation technologies. He came our office and demonstrated their technology. He told us how navigation system works with all details. I wrote some information down and decided to write this article into blog.
Firstly, if we want to understand how such a [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left"><img style="width: 220px; height: 220px;" src="http://i201.photobucket.com/albums/aa216/salcoan/nav.jpg" alt="" width="220" height="220" align="left" /></p>
<p style="text-align: left" align="left">I designed an exhibition stall for a customer.He is working for a company which produces navigation technologies. He came our office and demonstrated their technology. He told us how navigation system works with all details. I wrote some information down and decided to write this article into blog.</p>
<p align="left">Firstly, if we want to understand how such a complicated system works, we have to understand basic components of it. So let&#8217;s look closer to them.</p>
<p align="left">There are three components of a navigation system.These are GPS receiver, map software and navigation computer.<span id="more-67"></span></p>
<p>GPS Receiver<br />
<img style="width: 191px; height: 175px;" src="http://i201.photobucket.com/albums/aa216/salcoan/gps.jpg" alt="" width="191" height="175" align="left" />1 - GPS receiver is a passive device just like the radios at home. This means it doesn&#8217;t transmit any signal into the air. It just receives position signals from the satellites.GPS receiver needs to contact at least three different satellites because it needs three different signals for working properly.(There is geometrical location finding method called <strong><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Trilateration"  target="_blank" onmouseup="javascript:mengTracker('post',this.href,1);">trilateration</a>. </strong>Also<strong> </strong>Global Positioning System uses 3D trilateration method for locating a point.) Usually GPS receivers could contact with three or more satellites. Allright, what is the function of a GPS receiver? I won&#8217;t tell detailed informations about GPS receiver. The GPS receiver&#8217;s function is to receive the GPS signal from the air and turn these signals into the sensible location information. This information contains north-south and east-west information as degree, minutes and seconds. This location information sends to navigation computer via wireless, bluetooth or cable.</p>
<p>Map Software<br />
2 - The map software is loaded to navigation computer.These navigation computers could be a PDA, laptop, mobile phone or a special navigation device. Map software uses the location information that is sent by GPS receiver and locate the GPS receiver as a point on the map. The maps is drawn by special technics. Map designers also use the GPS receivers for measuring the distances between reference points. Therefore, navigation maps are very sensitive.</p>
<p>Navigation Computer<br />
3 - You have a laptop computer and you would like to use navigation system. You need just a GPS receiver module about 50-60 $. I mean, any computer or device that has a memory and processor could be a navigation computer. You need appropriate maps with your device. Some laptop computers, PDA devices and mobile phones also have internal GPS receiver module. You can load navigation maps to these devices and use them. But some GPS technology companies (like Garmin) produces navigation computers that have all required components. Some automobile manufacturers also manufacturing navigation embedded cars. But this advanced navigation systems seriously increases the car prices . (approximately 1500$ - 3000$). Advanced car navigation systems contain main navigation components, also have some gyroscopes for instantaneous reactions.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://techetech.net/english/how-navigation-works/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
